Episodes

  • Ömer Hoca bu bölümde, kimliğimizin ve benliğimizin işimizle olan ilişkisini sorgulayan çarpıcı bir soruya odaklanıyor: "İşiniz Olmadan Kimsiniz?" Dali Chabaane'nin yazısından ilham alarak, bir anda işimizden, unvanlarımızdan ve başarılarımızdan soyutlandığımızda geriye ne kalır? Bu varoluşsal krizin içinde, gerçek benliğimizi nasıl buluruz?

    "İşsizlik, sadece maddi bir kayıp değil, aynı zamanda duygusal ve varoluşsal bir krizdir.""Psikolog Carl Jung, insan ruhunun maskelerden oluştuğuna inanır. Çoğu zaman, işimiz bizim birincil maskemizdir.""Eğer işiniz sizi tanımlıyorsa, kaybetmek sizi parçalayabilir. İşiniz sizin amacınız değil, öyleymiş gibi davranmayı bırakın."

    Ömer Hoca, bu bölümde işsizliğin benlik üzerindeki derin etkilerini, iş-kimlik ilişkisini, benliği yeniden tanımlamanın yollarını ve hayatta neyin gerçekten önemli olduğunu sorguluyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: İşiniz Olmadan Kimsiniz? Çoğu Kişinin Göz Ardı Ettiği Acı Gerçek.İngilizce İsmi: Who are you without your job? A hard truth most people ignore.Yazar: Dali ChabaaneLink: https://medium.com/@dali.chabaane/who-are-you-without-your-job-a-hard-truth-most-people-ignore-e0a1d27ed187


    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, teknoloji dünyasının liderlik anlayışında yaşanan çarpıcı değişimi masaya yatırıyor. Jovan Cicmil'in yazısından ilham alarak, bir zamanlar vizyon ve ilham kaynağı olan teknoloji liderlerinin nasıl olup da kaba ve kibirli figürlere dönüştüğünü sorguluyor.

    "Ne oldu da vizyoner liderler yerine kaba ve kibirli figürler ortaya çıktı?""Steve Jobs'un kaba davranışları başarısının kaynağı olarak yanlış mı anlaşıldı?""Sosyal medyanın liderlik algısını nasıl değiştirdi?""Gerçek liderlik nasıl olmalı?"

    Ömer Hoca, Elon Musk, Mark Zuckerberg gibi günümüz teknoloji liderlerinin davranışlarını Steve Jobs gibi geçmişteki örneklerle karşılaştırarak, liderlikteki bu değişimin nedenlerini ve sonuçlarını analiz ediyor. Sosyal medyanın liderlik üzerindeki etkisini, kaba liderliğin uzun vadede neden başarısız olduğunu ve gerçek liderliğin nasıl olması gerektiğini ele alıyor. Dinleyicileri, teknoloji dünyasının geleceği ve liderlik kavramı üzerine düşünmeye davet ediyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Teknoloji Liderliğinde Nereden Nereye: Vizyonerden Kaba Olmayaİngilizce İsmi: Leadership in Tech: How We Went from Visionary to Simply RudeYazar: Jovan CicmilLink: https://ehandbook.com/leadership-in-tech-how-we-went-from-visionary-to-simply-rude-bd9e0cd3e33e


    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Missing episodes?

    Click here to refresh the feed.

  • Ömer Hoca bu bölümde, modern yaşamın en büyük yanılgılarından biri olan "kontrol" takıntısını ve sabrın dönüştürücü gücünü ele alıyor. Nour Boustani'nin kişisel deneyimlerinden yola çıkarak, hayatın akışına güvenmenin, sabırlı olmanın ve kendi yolumuzu çizmenin önemini vurguluyor.

    "Kontrol... Hayatımızın her alanında sahip olmak istediğimiz, ama çoğu zaman elimizden kayıp giden bir kavram.""Kontrolü bırakmak, bize bir özgürlük alanı açar. Bu alanda, kendimizi daha iyi tanır, ne istediğimizi keşfeder ve kendi yolumuzu çizeriz.""Sabır, sadece beklemek değil, aynı zamanda belirsizlikle yaşamayı, hayatın akışına güvenmeyi ve iç huzuru bulmayı içerir."

    Ömer Hoca, Boustani'nin samimi anlatımını kendi yorumlarıyla zenginleştirerek, dinleyicilere kontrol takıntısından kurtulma ve hayatın doğal akışına uyum sağlama konusunda rehberlik ediyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Her Şeyi Kontrol Etmeyi Bıraktığınızda, Hayat İlerlerİngilizce İsmi: When You Stop Trying to Control Everything, Life Moves ForwardYazar: Nour BoustaniLink: https://thehubpublication.com/when-you-stop-trying-to-control-everything-life-moves-forward-2fb017a37650

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, modern toplumun en büyük takıntılarından biri olan "verimlilik" kavramını masaya yatırıyor. Michael Thompson'ın derinlemesine analiz ettiği yazısından yola çıkarak, günlük rutinlerimize, "koşuşturma kültürü"ne ve verimlilik saplantımıza dair sorgulayıcı bir yolculuğa çıkıyoruz.

    "Verimlilik... Sanki sihirli bir kelime. Daha verimli olursak, daha çok iş yaparız, daha çok para kazanırız, daha başarılı oluruz... Peki, ama gerçekten de öyle mi?""Başarılı insanların hayatlarına özenmek, onların izinden gitmek ve onlar gibi olmak istemek doğal bir insan dürtüsü.""Kendimize karşı şefkatli olmalı, kendimize zaman ayırmalı ve hayattan zevk almalıyız. Unutmayalım ki, hayat sadece çalışmakla değil, aynı zamanda yaşamakla da ilgili."

    Ömer Hoca, Thompson'ın yazısını kendi bakış açısıyla yorumlayarak, dinleyicilere verimlilik kavramını sorgulama ve daha dengeli bir yaşam sürme konusunda ilham veriyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Neden Verimliliğe Takıntılıyız?İngilizce İsmi: Why We’re Obsessed With ProductivityYazar: Michael ThompsonLink: https://medium.com/knowable/why-are-we-so-obsessed-with-productivity-cc22491a5b43

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, modern ilişkilerin karmaşıklığına ve "anlaşılma" arayışının zorluklarına değiniyor. Victoria Corindi'nin samimi anlatımıyla, hem romantik ilişkilerde hem de terapi süreçlerinde karşılaşılan benzerlikleri ve farklılıkları inceliyor.

    "İlişkiler... Hayatımızın en önemli ve aynı zamanda en karmaşık alanlarından biri. Aşk, arkadaşlık, aile... Hepsi birer ilişki ve hepsinde de 'anlaşılma' ihtiyacı duyarız.""Reddedilmek, herkes için acı verici bir deneyimdir. Kendimizi değersiz, sevilmeyen ve istenmeyen hissetmemize neden olabilir.""İlişkilerde sınırlar, sanki bir evin etrafındaki çitler gibi. Bizi korur, güvende hissetmemizi sağlar ve özel alanımızı belirler."

    Ömer Hoca, Corindi'nin deneyimlerini kendi yorumlarıyla harmanlayarak, dinleyicilere ilişkilerde "anlaşılmanın" ne kadar değerli olduğunu ve bu arayışın bazen ne kadar çaba gerektirdiğini aktarıyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Terapist Bulmak Aşktan Zorduİngilizce İsmi: Finding a Therapist Was Harder Than Finding LoveYazar: Victoria Corindi 🌻Link: https://medium.com/the-virago/finding-a-therapist-was-harder-than-finding-love-76b297d87ad2

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, insan ilişkilerinin sıcaklığına ve "kocamaaan sarılmalar"ın gücüne vurgu yapıyor! Natasha MH'nin yazısından yola çıkarak, sadece "nasılsın?" diye sormanın değil, aynı zamanda dokunmanın, sarılmanın ve gerçek bir bağ kurmanın önemini anlatıyor.

    "Hani şu tren garlarında yaşanan veda sahneleri vardır ya... Giden kişi trene biner, cam kenarından el sallar, uğurlayanlar da peronda bekler. Tren hareket etmeye başladığında ise, o son anda yaşanan kocaman sarılmalar...""İşte ben o sarılmaları izlemeyi çok severim. İnsanların birbirlerine sımsıkı sarılıp, o an ayrılmak istemediklerini, ama zorunda olduklarını hissettirmeleri...""Belki de bu yüzden sarılmayı çok seviyorum. Çünkü sarılmak, sadece bir fiziksel temas değil, aynı zamanda bir duygu paylaşımıdır."

    Ömer Hoca, kendi deneyimlerinden ve duygularından yola çıkarak, "kocamaaan sarılmalar"ın ve insan bağlantısının hayatımızdaki önemini anlatıyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Kocaman Sarılmak ve Hal Hatır Sormakİngilizce İsmi: Bear Hugs And Checking InYazar: Natasha MHLink: https://medium.com/ellemeno/the-importance-of-checking-in-df7b0f7e4ad3

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca, 30. bölümde liderlik ve karar verme mekanizmalarına yepyeni bir bakış açısı getiriyor! Melissa DePuydt'ın "Tüm Bilgilere Sahip Olmadığınızda Nasıl Daha İyi Kararlar Alabilirsiniz?" yazısından yola çıkarak, belirsizlik ve baskı altında nasıl daha etkili kararlar alabileceğimizi, tıpkı bir gazeteci gibi!

    "Liderlik, çoğu zaman belirsizliklerle dolu bir denizde yol almak gibidir.""Gazeteciler, sanki birer dedektif gibi. Olay yerine ilk gelenlerden biri olurlar ve sınırlı bilgiyle hızlı bir şekilde ne olduğunu anlamaya çalışırlar.""Karar vermek, liderliğin özünde vardır. Ancak, her zaman tüm bilgilere sahip olmak ve mükemmel kararı vermek mümkün değildir."

    Ömer Hoca, gazetecilerin kullandığı yöntemleri liderlik alanına uygulayarak, eksik bilgiyle bile nasıl doğru kararlar alabileceğimizi anlatıyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Tüm Bilgilere Sahip Olmadığınızda Nasıl Daha İyi Kararlar Alabilirsiniz?İngilizce İsmi: How to Make Better Decisions When You Don’t Have All the InformationYazar: Melissa DePuydtLink: https://medium.com/@mdepuydt/make-better-decisions-when-you-dont-have-all-the-information-6936aa79a54bBonus: Melissa DePuydt’un aynı başlıklı konuşması - https://www.youtube.com/watch?v=dNKEK0jLrFs

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, "kötü fikir" kavramını ters yüz ediyor! Chris Ferrie'nin "Kötü Bir Fikrin Anatomisi" yazısından yola çıkarak, kötü fikirlerin aslında öğrenme sürecimizin önemli bir parçası olduğunu ve hatta bazen en iyi öğretmenlerimiz bile olabileceğini anlatıyor.

    "Kötü fikir' dediğimizde, aslında o fikri ortaya atan kişiyi değil, fikrin kendisini eleştiriyoruz." "Fikirler, sanki bir ağacın meyveleri gibi. Ağacın kökleri, topraktan beslenir ve gövdesi güneş ışığını alır. Bu sayede ağaç büyür ve meyve verir." "Bir fikrin 'kötü' olarak değerlendirilmesi, sıklıkla hayal kırıklığına ve üzüntüye neden olur. Bu duygular, bir 'yas süreci' olarak nitelendirilebilir."

    Ömer Hoca, "kötü" fikirlerin anatomisini incelerken, başarısızlığın ve öğrenmenin önemini vurguluyor ve dinleyicileri hatalarından ders çıkarmaya davet ediyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Kötü Bir Fikrin Anatomisi İngilizce İsmi: The anatomy of a bad idea Yazar: Chris Ferrie Link: https://csferrie.medium.com/the-anatomy-of-a-bad-idea-30a807c77980

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, alışılmışın dışında bir bakış açısıyla "kutunun içinde düşünmenin" önemini vurguluyor! David Todd McCarty'nin yazısından yola çıkarak, "kutunun dışında düşünme" miti ve mükemmelliyetçilik tuzağı gibi konuları ele alıyor. Ömer Hoca, gerçek başarının ve yenilikçiliğin, mevcut fikirleri geliştirmek ve mükemmelleştirmekle mümkün olduğunu savunuyor.

    "Kutunun dışında düşünün!" cümlesi... Kulağa hoş geliyor, motivasyonel kitaplarda, girişimcilik seminerlerinde ve liderlik eğitimlerinde bolca kullanılıyor. Ama peki, gerçekten de öyle mi?" "Mükemmelliyetçilik ve 'sıra dışı' olma tutkusu... Bu iki kavram, sanki iki yüzlü bir madeni para gibi. Bir yandan bizi daha iyisini yapmaya, daha yüksek standartlar belirlemeye teşvik ederken, diğer yandan da harekete geçmemizi engelleyebilir." "Yenilikçilik, sıklıkla 'büyük ve devrimsel fikirler' olarak algılanır. Ancak, yenilikçilik her zaman büyük atılımlar ve sıradışı çözümler demek değildir."

    Ömer Hoca'nın düşündürücü ve keyifli anlatımıyla, "kutunun içinde düşünmenin" gücünü keşfedin ve gerçek başarıya ulaşmanın yollarını öğrenin!

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Kutunun İçinde Düşünmek İngilizce İsmi: Thinking Inside The Box Yazar: David Todd McCarty Link: https://abitdodgy.uk/thinking-inside-the-box-f17ced76d3d1

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, hepimizi bekleyen bir gerçekle yüzleştiriyor: beyin yaşlanması! 🧠 Naima Khachab'ın "Beyin Yaşlanması... Normal mi?!" yazısından yola çıkarak, beynimizde yaşlanmayla birlikte meydana gelen değişiklikleri, bunların normal ve anormal sınırlarını ve beyin sağlığımızı nasıl koruyabileceğimizi anlatıyor.

    "Beyin... Vücudumuzun komuta merkezi, düşüncelerimizin, duygularımızın ve hatıralarımızın kaynağı.""Yaşlanmak, hayatın bir gerçeği. Vücudumuzda olduğu gibi, beynimizde de zamanla birtakım değişiklikler olması doğal.""Anormal beyin yaşlanması, sadece yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Bazı hastalıklar, zararlı alışkanlıklar ve yaşam tarzı seçimlerimiz de beyin yaşlanmasını hızlandırabilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir."

    Ömer Hoca, trenin hareket sesleri eşliğinde, beynimizin gizemli dünyasına ışık tutuyor ve yaşlanmanın etkilerini nasıl azaltabileceğimiz konusunda önemli ipuçları veriyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Beyin Yaşlanması... Normal mi?!İngilizce İsmi: Brain Aging… Is It Normal?!Yazar: Naima KhachabLink: https://medium.com/@naimahodati/brain-aging-is-it-normal-c26e2813f8c8

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, dikkatimizi dağıtan unsurların farkında olmamız ve bilinçli bir şekilde odaklanmayı seçmemiz gerektiğini vurguluyor. Wizdom App'in "Neye Odaklanırsanız O Olursunuz" yazısından yola çıkarak, dikkatimizi nasıl yönetebileceğimiz ve gerçek değerlere nasıl odaklanabileceğimiz konusunda önemli ipuçları paylaşıyor.

    "Dikkat, sanki bir projektör ışığı gibi. Nereye çevirirseniz, orası aydınlanır." "Bildirimler, sanki zihnimizin kapısını çalan satıcılar gibi. Sürekli bizi rahatsız ediyor, dikkatimizi dağıtıyor ve işimize odaklanmamızı engelliyorlar." "Sosyal medya, iki yüzlü bir arkadaş gibi. Hem eğlenceli ve faydalı olabilir hem de zararlı ve bağımlılık yapıcı."

    Ömer Hoca, dikkatimizin ve odaklanmamızın hayatımızdaki önemini vurgularken, bilgi çağında nasıl daha bilinçli ve seçici olabileceğimizi anlatıyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi ⁠[email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Neye Odaklanırsanız O Olursunuz İngilizce İsmi: You Become What You Focus On Yazar: Wizdom App Link: https://medium.com/illumination/you-become-what-you-focus-on-a4043556875f

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde uykunun gizemli dünyasına dalıyor ve "daha iyi nasıl uyuyabiliriz?" sorusuna cevap arıyor! Kristie Leong'un "Farklı Ülkelerin Nasıl Uyuduğunu İnceledim. İşte Dinlenme Hakkındaki Akıl Almaz Gerçek" yazısından yola çıkarak, dünyanın farklı ülkelerindeki uyku alışkanlıklarını ve bu alışkanlıkların kültürümüze ve yaşam tarzımıza göre nasıl değiştiğini inceliyor.

    "Uyku... Hayatımızın vazgeçilmezi, ama çoğu zaman ihmal ettiğimiz bir ihtiyaç.""Koşuşturma kültürü", modern çağın vebası gibi. Sürekli çalışmak, üretmek, başarmak zorunda hissetmek... Bu kültür, bizi tüketiyor, stres seviyemizi artırıyor ve uyku düzenimizi bozuyor.""Uyku, sadece gece yatıp dinlenmek değil, aynı zamanda bir yaşam tarzıdır."

    Ömer Hoca, uykunun önemini vurgularken, dinlenmenin ve kendimize zaman ayırmanın hayatımızdaki yerini sorgulamamızı sağlıyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi [email protected]⁠ adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Farklı Ülkelerin Nasıl Uyuduğunu İnceledim. İşte Dinlenme Hakkındaki Akıl Almaz Gerçekİngilizce İsmi: I Studied How Different Countries Sleep. Here’s the Mind-Blowing Truth About RestYazar: Kristie Leong M.D.Link: https://kristieleong.medium.com/i-studied-how-different-countries-sleep-heres-the-mind-blowing-truth-about-rest-7daeda461322Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, nefes nefese ve heyecanla, haftalık özet e-postalarının gücünü anlatıyor! 🚄💨 Jens-Fabian Goetzmann'ın "Neden Haftalık Özet E-postası Göndermelisiniz?" yazısını ele alarak, bu e-postaların verimliliği artırma, iletişimi güçlendirme ve iş takibini kolaylaştırma gibi pek çok faydasını sıralıyor.

    "Haftalık özet e-postaları... Kulağa basit ve sıradan gelebilir, ama aslında iş hayatımızı kolaylaştıran ve verimliliğimizi artıran güçlü bir araç.""Haftaya iyi bir başlangıç yapmak, önemli işlerde ilerleme kaydetmek, iç gözlem yapmak... Haftalık özet e-postaları, sadece bir raporlama aracı değil, aynı zamanda bir gelişim aracıdır.""Hedeflerimizi yazılı hale getirmek, onları gerçekleştirme olasılığımızı artırır."

    Ömer Hoca, trene son anda yetişmenin heyecanını dinleyicilerle paylaşırken, haftalık özet e-postalarının hayatımızı nasıl kolaylaştırabileceğine dair ipuçları veriyor. 😉

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠[email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Neden Haftalık Özet E-postası Göndermelisiniz?İngilizce İsmi: Why You Should Send a Weekly Summary EmailYazar: Jens-Fabian GoetzmannLink:https://jefago.medium.com/why-you-should-send-a-weekly-summary-email-1c556149ed42

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde liderlik rolünün zorluklarına ve bu zorlukların nasıl aşılabileceğine değiniyor! Victoria Corindi'nin "Yeni Bir Yönetici Olarak Her Şeyin Acil Olduğunu Düşünüyordum" yazısından yola çıkarak, "acil durum yanılgısı"na düşen bir yöneticinin yaşadıklarını ve bu durumun ekibe olan etkilerini anlatıyor.

    "Lider olmak, her şeyden önce sorumluluk almak demektir. Ancak bu sorumluluk, bizi bazen 'kontrol freak'liğe ve 'acil durum sendromu'na sürüklemiyor mu?""Eğer her şey 'acil' ise, hiçbir şey acil değildir aslında. Liderler olarak, 'acil' kelimesini dikkatli kullanmalıyız.""Liderlik, tek başına yapılan bir iş değildir. Ekibin görüşlerini almak, onlarla birlikte çözümler üretmek ve ortak bir paylaşım oluşturmak, başarılı liderliğin anahtarlarından biridir."

    Ömer Hoca'nın samimi ve bilgilendirici anlatımıyla, liderlik ve önceliklendirme sanatını keşfedin ve "acil durum yanılgısı"ndan kurtulun!

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠[email protected]⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Yeni Bir Yönetici Olarak Her Şeyin Acil Olduğunu Düşünüyordumİngilizce İsmi: As a New Manager, I Thought Everything Was an EmergencyYazar: Victoria Corindi 🌻Link: https://medium.com/management-matters/as-a-new-manager-i-thought-everything-was-an-emergency-e6fe4b16d243

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, proje yönetiminin inceliklerini ve başarıya giden yolda dikkat etmemiz gereken noktaları ele alıyor! Tobias Charles'ın "8 Güçlü Proje Yönetimi Dersi: Zor Yoldan Öğrendiklerim" yazısından yola çıkarak, projelerin başarısız olmasına neden olan yaygın hatalara dikkat çekiyor ve bu hatalardan kaçınmak için pratik öneriler sunuyor.

    "Proje yönetimi... Günlük hayatımızda farkında olmasak da sürekli iç içe olduğumuz bir süreç." "Proje yönetiminde başarı, çoğu zaman riskleri önceden görüp onlara karşı hazırlıklı olmakla mümkün olur." "Hedefler, bir projenin varoluş nedeni, pusulası ve yol göstericisidir. Hedefler olmadan bir projeye başlamak, hedefi olmayan bir ok atmak gibidir."

    Ömer Hoca'nın eğlenceli ve bilgilendirici anlatımıyla, proje yönetiminin sırlarını keşfedin ve projelerinizi başarıyla tamamlayın!

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠[email protected] ⁠ adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: 8 Güçlü Proje Yönetimi Dersi: Zor Yoldan Öğrendiklerim İngilizce İsmi: 8 Powerful Project Management Lessons I Learned the Hard Way Yazar: Tobias Charles Link: https://medium.com/career-paths/8-powerful-project-management-lessons-i-learned-the-hard-way-a2a838fcdbe3

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Aşk ve kişisel gelişim üzerine derin bir yolculuğa hazır olun! Ömer Hoca, Neela'nın "Oksijen Maskesi Prensibi: Önce Kendini Sev" yazısından yola çıkarak, aşkın ve hayatın gerçekleriyle yüzleşmemizi sağlıyor. "Diğer yarım" mitini yıkarak, gerçek sevginin ve kişisel gelişimin kendimizi sevmekle başladığını vurguluyor.

    "Aşk, sihirli bir değnek değildir. Bizi bir anda dönüştüremez veya tüm problemlerimizi çözemez." "Hiçbirimiz yarım değiliz. Hepimiz bütünüz, tamamız. Aşk, bu bütünlüğü tamamlamak değil, iki bütünün bir araya gelerek daha güçlü bir bütün oluşturmasıdır." "Mutluluk, bir hediye paketi değildir. Onu başkasından bekleyemeyiz. Mutluluğun anahtarı, kendi içimizdedir."

    Ömer Hoca'nın samimi ve düşündürücü anlatımıyla, aşkın ve hayatın gerçeklerine ışık tutun, kendinizi sevmenin önemini keşfedin!

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠[email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Oksijen Maskesi Prensibi: Önce Kendini Sev İngilizce İsmi: The Oxygen Mask Principle: Love Yourself First Yazar: Neela 🌶️ Link: https://medium.com/middle-pause/the-oxygen-mask-principle-love-yourself-first-f13a356cce78

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, "kendini keşfetme" ve "niş alanını bulma" konularına ışık tutuyor! Simon Parsons'ın "4 Basit Adımda Niş Alanınızı Bulun" yazısından yola çıkarak, niş alanının önemini ve bu alanı bulmak için izleyebileceğimiz pratik yöntemleri anlatıyor.

    "Niş alanı, sanki bir okyanusta kendi adamız gibi. Bu adada, kendi kurallarımızı belirler, kendi bayrağımızı çeker ve kendi hazineyi ararız." "Niş alanı, sanki bir lazer ışını gibi. Enerjimizi tek bir noktaya odaklayarak, daha güçlü ve etkili olmamızı sağlar." "Bu egzersiz, sanki bir hazine haritası gibi. Bize niş adamıza giden yolu gösteriyor."

    Ömer Hoca, niş alanını "belirli bir alanda uzmanlaşmak ve o alanda kendinize bir yer edinmek" olarak tanımlıyor ve bu alanı bulmanın hayatımızdaki önemini vurguluyor.

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠[email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: 4 Basit Adımda Niş Alanınızı Bulun İngilizce İsmi: Find Your Niche in 4 Simple Steps Yazar: Simon Parsons Link: https://medium.com/@simonwparsons/find-your-niche-in-4-simple-steps-fddad5e4a35d

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, hayatın içinden, samimi bir yolculuğa çıkarıyor bizi! 66 yaşındaki Debra Anazonwu'nun "12 Pişmanlığı" üzerinden, hepimizin kendimize sormamız gereken soruları gündeme getiriyor. Geçmişe takılıp kalmadan, geleceğe nasıl daha umutla bakabileceğimizi ve hayatın kıymetini nasıl daha iyi anlayabileceğimizi anlatıyor.

    "Pişmanlık... Geçmişin gölgesi, bazen bizi rahat bırakmayan bir sızı." "Kararlar, hayatımızın yönünü belirleyen dönüm noktalarıdır." "Başarısızlık, hayatın bir gerçeği. Hepimiz zaman zaman başarısız oluruz. Önemli olan, bu başarısızlıklardan ders çıkarmak ve onları bir öğrenme fırsatı olarak görmektir."

    Ömer Hoca, 41 yaşında olmasına rağmen, bu yazıyı okuyunca kendi hayatını da sorgulamaya başladığını itiraf ediyor. 😊

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠[email protected] adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: 66 Yaşındaki Bir Kadının 12 Pişmanlığı İngilizce İsmi: A Dozen Regrets From a 66-Year-Old Woman Yazar: Debra Anazonwu Link: https://medium.com/crows-feet/a-dozen-regrets-from-a-66-year-old-woman-80272f8f532c

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde, "yeterince para" kavramını masaya yatırıyor ve para ile olan ilişkimizi sorgulamamızı sağlıyor! Darius Foroux'nun "2 İhtiyacınızı Karşılayabildiğinizde 'Yeterince' Paranız Var Demektir" yazısından yola çıkarak, ihtiyaçlarımızı önceliklendirmenin ve para peşinde koşarken hayatımızdaki diğer değerleri unutmamanın önemini vurguluyor.

    "Para... Modern dünyanın vazgeçilmezi, bazılarımız için mutluluğun anahtarı, bazılarımız için ise stres kaynağı."

    "Hayat, sınırlı bir bütçeyle çekilen bir film gibi. Her sahneye, her karaktere aynı önemi veremeyiz."

    "Para, sanki bir alet gibi. Doğru ellerde faydalı işler yapabilir ama yanlış ellerde zarar verebilir."

    Ömer Hoca, bu bölümü hazırlarken Ayşe Nur Yetiş'in desteğini de unutmuyor ve ona teşekkürlerini sunuyor. 😊

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠[email protected]⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: 2 İhtiyacınızı Karşılayabildiğinizde 'Yeterince' Paranız Var Demektir

    İngilizce İsmi: You Have “Enough” Money When You Can Afford 2 Needs

    Yazar: Darius Foroux

    Link: https://dariusforoux.medium.com/you-have-enough-money-when-you-can-afford-2-needs-fd09cb3d8fe7

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş

  • Ömer Hoca bu bölümde "bedava"nın psikolojisini çözümlüyor! Yazarın ismini telaffuz etmekte biraz zorlansa da - Jano le Roux, evet galiba doğru söyledim - "Bedava'nın Psikolojisi" yazısından yola çıkarak, deneme sürümlerinin neden bu kadar etkili olduğunu ve bu stratejiyi nasıl kullanabileceğimizi anlatıyor.

    "Deneme sürümleri, sanki beynimize küçük bir ödül gibi geliyor. Bir şeyi bedavaya denemek, bize bir kazanç hissi veriyor ve beynimizdeki ödül merkezlerini harekete geçiyor." "Deneme sürümleri, sadece mantığımıza değil, aynı zamanda duygularımıza da hitap ediyor. Dopamin, bize heyecan ve mutluluk veriyor." "Kayıp kaçınma ve sahiplik etkisi, sanki bir mıknatıs gibi, bizi ürüne çekiyor."

    Ömer Hoca'nın eğlenceli ve bilgilendirici anlatımıyla, "bedava"nın büyüsüne kapılın ve deneme sürümlerinin satış psikolojisini keşfedin!

    Geri bildirimlerinizi ve önerilerinizi ⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠[email protected]⁠⁠⁠⁠⁠⁠⁠ adresine iletebilirsiniz.

    Künye:

    Türkçe İsmi: Bedava'nın Psikolojisi İngilizce İsmi: The Psychology of Free Yazar: Jano le Roux Link: https://medium.com/swlh/the-psychology-of-free-08051a7d0839

    Metin: Ömer Karapınar

    Kurgu: Ayşe Nur Yetiş