Episodit
-
Commit History’nin üçüncü bölümünde Fatih Kadir Akın ve Uğur Özyılmazel, Türkiye’de demoscene ve graffiti kültürünün öncü isimlerinden Tunç Dindaş’ı, namıdiğer Turbo’yu konuk ediyor.
Bölüm, Turbo isminin 1980’lerdeki breakdance günlerinden gelen hikâyesiyle açılıyor. Ardından ZX Spectrum 48K, kasetlerden oyun yükleme, oyunları çift kasetçalarla çoğaltma, BASIC ve machine code ile yazılan ilk oyunlar ve grafiklerin kareli kâğıt üzerinde piksel piksel tasarlandığı yıllara uzanıyor.
Turbo, Amiga ile ilk karşılaşmasını, copy party’leri, posta yoluyla yapılan swapping’i ve dünyanın farklı yerlerinden gelen oyun, demo ve kaynak kodlarını anlatıyor. Amiga introlarından etkilenerek başlayan yolculuk; Muv, Ghost, Malice ve diğer isimlerin katılımıyla Zombie Boys’un Türkiye’nin en büyük bilgisayar gruplarından birine dönüşmesine kadar ilerliyor.
Sohbetin en eğlenceli bölümlerinden birinde Hacker Boys ile Zombie Boys arasındaki rekabet ve Vigo’nun Zombie Boys’a nasıl katıldığı iki tarafın gözünden yeniden anlatılıyor. Oyunların başına yazılan mesajlar, bilgisayar dükkânlarına yapılan ziyaretler, grup içi transferler ve dönemin çete ruhunu andıran rekabet kültürü konuşuluyor.
Bölümde Türkiye’deki erken dönem yazılım dağıtım düzenine de giriliyor. Yurt dışından henüz piyasaya çıkmadan gelen oyunlar, posta kutularını dolduran disketler, bilgisayar mağazalarına yapılan dağıtımlar ve Tatcom’un yayımlamaya hazırlandığı Kick Off 2’nin Zombie Boys tarafından bir ay önceden piyasaya sürülmesi anlatılıyor.
Zombie Boys isminin bir bilgisayar mağazasına satılmasının ardından grubun Bronx adıyla yeniden doğuşu da bölümün önemli başlıklarından biri. Bronx; Türkiye’den başlayıp Avrupa, Amerika ve Avustralya’ya uzanan, 13’ten fazla ülkede üyeleri bulunan uluslararası bir demoscene grubuna dönüşüyor. Bu ağın tamamı mektuplar, disketler, telefon görüşmeleri ve zamanla BBS’ler üzerinden yürütülüyor.
Turbo ve Vigo ayrıca Stress ve Paranın Kokusu gibi erken dönem Türk oyunlarından, ATV ve Show TV için geliştirilen ekran grafikleri ve logo sistemlerinden, telefon tuşlarıyla kontrol edilen Dinozorus ve TeleRally gibi interaktif televizyon oyunlarından bahsediyor. Hugo’nun rakibi olarak geliştirilen bu sistemlerin arkasındaki donanım ve yayın gecikmesi problemleri de detaylarıyla anlatılıyor.
Bölümün son kısmında Amiga’nın gerilemesiyle Turbo’nun bilgisayar dünyasından televizyon, motion design, reklam ve graffitiye geçişi konuşuluyor. Blue Jean dergisinden Show TV’ye, S2K graffiti grubundan dünya çapındaki çalışmalarına uzanan kariyeri ve Zombie Boys ile Bronx’tan yetişen isimlerin teknoloji ve yaratıcı endüstrilerde bıraktığı iz ele alınıyor.
Sohbet, AI’ın tasarım süreçlerini nasıl değiştirdiği ve eskiden günler süren işlerin bugün birkaç saat içinde üretilmesinin yaratıcılık üzerindeki etkisiyle sona eriyor.
Bölümler00:00 Turbo Tunç Dindaş ile Tanışma
03:09 Turbo İsminin Hikâyesi ve ZX Spectrum
11:05 Zombie Boys’un Doğuşu
15:15 Amiga ile Tanışma ve Copy Party’ler
20:21 Introlar, Swapping ve İlk Prodüksiyonlar
30:17 Hacker Boys Rekabeti ve Vigo’nun Katılışı
36:32 Türkiye’de Oyun Dağıtımı
47:29 Mektuplarla Kurulan Uluslararası Ağ
50:09 Zombie Boys’tan Bronx’a
57:23 13 Ülkede Bronx ve Demoscene Mirası
01:02:35 Türk Oyunları ve Televizyon Grafikleri
01:06:15 Telefonla Oynanan Televizyon Oyunları
01:14:07 Amiga’nın Sonu ve Turbo’nun Yeni Kariyeri
01:16:38 Türkiye Demoscene’inin Mirası
01:21:32 Graffiti, Ghost ve Yetişen İsimler
01:31:26 AI Çağında Tasarım ve Kapanış
-
Commit History’nin ikinci bölümünde Fatih Kadir Akın ve Uğur Özyılmazel, Türkiye’nin yazılım ve internet kültüründeki en önemli isimlerden Sedat Kapanoğlu’nu, namıdiğer SSG’yi konuk ediyor.
Bölüm, SSG isminin “Sedat Software Group”tan gelen hikâyesiyle açılıyor. Ardından Amstrad CPC 464, ZX81, Sinclair Spectrum ve Commodore 16 gibi erken dönem bilgisayarlara; 1 KB RAM’e, kasetten program yüklemeye, 8-bit grafiklerin sınırlarına, assembly kodlarına ve ilk bilgisayarların yarattığı o benzersiz heyecana uzanıyor.
Sedat, Microsoft’un Türkiye’de gerçekleştirdiği meşhur işe alım görüşmesinin gerçekte nasıl yaşandığını anlatıyor. Sohbet daha sonra demoscene kültürüne, Hacker Boys ve Zombie Boys arasındaki rekabete, introlara, crack gruplarına, reverse engineering’e ve dönemin yazılımcılarının kısıtlı donanımlarla ortaya çıkardığı teknik şovlara dönüyor.
IRC kanalları, TDSN, Coders topluluğu ve Artifact grubunun kuruluşuyla Türkiye’deki demoscene kültürünün nasıl geliştiği konuşuluyor. Sedat ayrıca Eskişehir’den İstanbul’a taşınmasını, bir firewall şirketinde ofiste kartonların üzerinde yattığı günleri ve Agresör isimli yazılımın geliştirilme sürecini paylaşıyor.
Bölümün ikinci yarısında sourtimes.org’dan Ekşi Sözlük’e uzanan hikâye var. Üç saatte, bütün verileri tek bir metin dosyasına yazan basit bir sistem olarak başlayan Ekşi Sözlük’ün kullanıcı hesapları, moderasyon araçları, hukuki süreçler, reklam modeli, sunucular ve milyonlarca sayfa görüntülenmesine ulaşan büyük bir platforma dönüşümü anlatılıyor.
Sohbetin sonunda Sedat’ın çok satan Street Coder kitabı, Otostopçunun Galaksi Rehberi ve Matrix gibi hayatında iz bırakan eserler, fiziksel medyanın kayboluşu, dijital dünyada gerçekten bir şeye sahip olup olmadığımız ve AI ile kodlamanın geliştiriciler üzerindeki etkisi konuşuluyor.
Sedat’a göre AI dönemi, aslında insanın değerinin daha belirgin hale geleceği yeni bir “insan dönemi” olabilir.
Bölümler00:00 SSG’nin Hikâyesi ve İlk Bilgisayarlar
09:55 Microsoft İş Görüşmesi Efsanesinin Gerçeği
13:49 1 KB RAM ve 8-bit Programlamanın Sınırları
27:14 Demoscene Kültürü ve Grup Rekabetleri
36:04 İntrolar, Crack’ler ve Reverse Engineering
49:28 IRC, TDSN ve Artifact’ın Doğuşu
55:44 DOS Demoları ve Heretical
01:02:49 İstanbul Macerası ve Agresör Firewall
01:07:14 Sourtimes’tan Ekşi Sözlük’e
01:13:50 Ekşi Sözlük’ü Ölçeklemek ve Hukuki Süreçler
01:24:27 Reklam Modeli, Sunucular ve Trafik
01:33:28 Street Coder ve İlham Kaynakları
01:41:03 Fiziksel Medya, Dijital Sahiplik ve Nostalji
01:49:09 AI ile Kodlama ve “İnsan Dönemi”
01:58:11 Kapanış
-
Puuttuva jakso?
-
Commit History’nin birinci bölümünde Fatih Kadir Akın ve Uğur Özyılmazel, namıdiğer Vigo, yazılım kültürünün geçmişinden bugünün AI destekli geliştirme pratiklerine uzanan serbest ve bol referanslı bir sohbete çıkıyor.
Bölüm; sıfır tabanlı düşünme, shell exit code’ları, terminal prompt’ları, Git history, commit mesajları, revert/reset farkı ve worktree gibi yazılımcıların gündelik hayatında yer eden teknik detaylarla başlıyor. Ardından AI agent’larla kod yazma, Claude Code deneyimleri, frontend tarafında AI’a güvenmenin riskleri ve debugging süreçleri üzerine keyifli bir tartışmaya dönüşüyor.
Fatih ve Vigo; Rails, Django, Ruby, Go, Rust, JavaScript, TypeScript, WebAssembly, Java ve .NET gibi farklı ekosistemler üzerinden developer experience, type safety, framework kültürü, performans ve topluluk alışkanlıklarını karşılaştırıyor. Sohbetin nostaljik tarafında ise eski yazılım toplulukları, GoygoyConf, Webrazzi’nin topluluklara desteği, Beşiktaş-Kadıköy geliştirici buluşmaları, çay bahçeleri, kaşarlı tostlar ve eski teknoloji ortamlarının ruhu var.
Plansız ama doğal akan bu bölüm; terminalden framework savaşlarına, AI destekli kodlamadan eski yazılım topluluğu anılarına kadar uzanan samimi bir geliştirici muhabbeti sunuyor.
-
Commit History’nin sıfırıncı bölümünde Fatih Kadir Akın ve Uğur Özyılmazel’in, namıdiğer Vigo’nun, podcast serisine başlama hikayesi ve teknoloji ile yapay zeka üzerine sohbetleri yer alıyor.
Bu bölümde topluluk kültürünün doğuşu ve gelişimi, Pyistanbul’ın yükselişi, JSPY ve yazılım topluluğunun etkisi, kodlama kültürü ve topluluk bağlantılarının önemi, topluluk üyelerinin bıraktığı miras, başarı hikayeleri, teknolojik yenilikler ve framework’ler konuşuluyor.
Sohbet; masaüstü uygulama framework’lerinden San Francisco’nun canlı teknoloji atmosferine, Silikon Vadisi’nin geliştiriciler üzerindeki etkisinden GitHub’ın geliştirici kültüründeki yerine kadar uzanıyor. GitHub tişörtlerinin sembolik anlamı, GitHub’da çalışma hayali, jetlag ile baş etme, Silikon Vadisi’nin dönüşümü ve teknoloji dünyasındaki önemli figürlerin etkisi de bölümün öne çıkan başlıkları arasında.
Ayrıca teknoloji topluluğunun efsane isimleri, GitHub Stars programı ve tanınırlık, yerel toplulukların karşılaştığı zorluklar, eski usul teknoloji etkinliklerini yeniden canlandırma fikri, teknoloji dünyasında değişen motivasyonlar, başarılı etkinlikler düzenleme ve teknoloji liderleriyle yapılan ilham verici sohbetler de ele alınıyor.
Bölüm boyunca konuşmacılar, teknoloji sektöründen deneyimlerini, bağlantılarını, anılarını ve içgörülerini paylaşarak nostaljik, samimi ve ilgi çekici bir sohbet ortaya koyuyor.
Öne Çıkanlar
Podcast serisinin başlangıcıTeknoloji ve yapay zeka konularıTopluluk kültürünün yazılım topluluklarının oluşumu ve büyümesindeki rolüYazılım topluluğu üyelerinin başarı hikayeleri ve topluluk bağlantılarının etkisiSilikon Vadisi’nde çalışmanın kendine özgü deneyimiGitHub tişörtlerinin sembolik anlamıTeknoloji topluluğu efsanelerinden değerli içgörülerGitHub Stars programında tanınırlık ve karşılaşılan zorluklarEski usul teknoloji etkinliklerini yeni nesil için yeniden canlandırma fikriTeknoloji topluluklarında bağlantılar ve networkingTeknoloji dünyasındaki etkili isimlerden anılar ve içgörülerNostaljik teknoloji hikayeleri ve deneyimleri
Bölümler00:00 Podcast Serisinin Başlangıcı
24:33 Topluluk Kültürünün Doğuşu
32:21 Kodlama ve Topluluk Üyelerinin Evrimi
37:25 Kodlama ve Topluluk Üyelerinin Mirası
43:14 Teknolojik Yenilikler ve Framework’ler
48:24 Silikon Vadisi Deneyimi
54:19 GitHub’ın Geliştirici Kültüründeki Yeri
01:03:04 Jet Lag ile Mücadele
01:08:19 Teknoloji Dünyasındaki Önemli Figürlerin Etkisi
01:15:29 Yerel Toplulukların Zorlukları
01:23:49 Teknolojide Değişen Motivasyonlar
01:30:44 Teknoloji Liderleriyle İlham Verici Sohbetler
01:36:35 Teknoloji Araçları ve İçgörüler
01:44:37 Nostaljik Teknoloji Hikayeleri
01:50:11 Kapanış